HER POZ
Fiyat
Giriş

Niğde İli Ulukışla İlçesi Çiftehan Fizik Tedavi ve Rehabilatasyon Merkezi Yapım İşi

Karar No: 2021/MK-184 İKN: 2015/49727
Karar Tarihi
07.05.2021
Toplantı No
2021/18
Gündem No
12
Başvuru Sahibi
Mahkeme Kararı
İdare
Niğde İl Özel İdaresi

Karar İçeriği

KAMU İHALE KURULU KARARI  
Toplantı No  
Gündem No  
Toplantı Tarihi  
Karar No  
Toplantıya Katılan Üye Sayısı  
:
:
:
:
:
:
2021/018  
012  
07.05.2021  
2021/MK-184  
9
Gündem Konusu  
Danıştay Onüçüncü Dairesi tarafından verilen  
karara ilişkin işlem tesis edilmesi  
Niğde İl Özel İdaresi tarafından yapılan 2015/49727 ihale kayıt numaralı "Niğde İli  
Ulukışla İlçesi Çiftehan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi Yapım İşi" ihalesine ilişkin  
olarak Ali Naci Toker itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 05.08.2015  
tarihli ve 2015/UY.IV-2173 sayılı karar ile “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.  
Ali Naci Toker tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada,  
Ankara 8. İdare Mahkemesi’nin 07.01.2016 tarihli E:2015/3307, K:2016/22 sayılı kararı ile  
“davanın reddine” karar verilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Danıştay  
Onüçüncü Dairesi’nin 02.03.2021 tarihli ve E:2016/2104, K:2021/759 sayılı kararı ile  
“…Davacı tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusunun, dava konusu Kurul kararı ile  
ehliyet, süre ve şekil yönünden reddedilmesi üzere, bu kararın iptali istemiyle açılan davada  
İdare Mahkemesi'nce verilen kararın, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik'in  
"Ön inceleme konuları ve ön inceleme üzerine yapılacak işlemler" başlıklı 16. maddesinde  
belirtilen öncelik sırası dikkate alınmak suretiyle hukuki incelemesinin yapılması  
gerekmektedir.  
Davacının itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı  
incelendiğinde; 4734 sayılı Kanun ve yukarıda aktarılan Yönetmelik hükümleri uyarınca,  
ihale sürecindeki hukuka aykırı işlem veya eylemler nedeniyle bir hak kaybına veya zarara  
uğradığını veya zarara uğramasının muhtemel olduğunu iddia eden aday, istekli veya istekli  
olabilecekler şikâyet ve itirazen şikâyet başvurusunda bulunabileceklerinden, ihaleye teklif  
veren ve ihale üzerinde bırakılan davacı da, gerek 4734 sayılı Kanun gerekse ilgili Yönetmelik  
hükümleri uyarınca istekli statüsünde olduğundan, ihalenin üzerinde kalıp kalmadığına  
bakılmaksızın uyuşmazlığa konu ihaleye yönelik olarak şikâyet ve itirazen şikâyet  
başvurusunda bulunabilecektir. Bu nedenle, davacının hukuken korunması gereken bir  
hakkının bulunmadığından bahisle başvurunun ehliyet yönünden reddine dair dava konusu  
işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.  
Davacının itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin kısmı  
incelendiğinde;  
Anayasa'nın 40. maddesine eklenen ikinci fıkranın gerekçesinde, bu değişikliğin,  
bireylerin yargı ya da idarî makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine  
kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu,  
mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından  
zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.  
Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden; Devlet'in, kurumları vasıtasıyla tesis  
edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idarî makamlar  
ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiği  
anlaşılmaktadır. Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve  
yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla  
KAMU İHALE KURULU KARARI  
Toplantı Tarihi  
Karar No  
:
07.05.2021  
: 2021/MK-184  
yükümlü oldukları sonucuna ulaşılmaktadır.  
Anayasal düzenlemeler, kural olarak doğrudan uygulanacak hükümlerden olmayıp,  
kanunlarda gerekli düzenlemeler yapılarak yaşama geçirilirler. Ancak, öğretide ve Anayasa  
Mahkemesi'nin kimi kararlarında, yürürlüğe konulması gereken yasal düzenlemede yer  
verilmesi gereken konuların Anayasa metninde açıkça kurala bağlandığı durumlarda, bir özel  
kanun ya da yürürlükteki kanunlarda uygun değişiklik yapılması gerekmeksizin Anayasa  
hükümlerinin doğrudan uygulanacağı kabul edilmektedir.  
Anayasa'da yer alan düzenlemeler, normlar hiyerarşisinde aynı düzeyde yer  
aldığından bu kuralların birbirine üstünlüklerinden söz etmek mümkün olmamakla birlikte,  
Anayasal normlar değerlendirilirken normun kabul edildiği tarihe bakılarak yorum  
yapılabilmesi mümkündür. Bu kapsamda, her ne kadar Anayasa'nın 125. maddesinde, idarî  
işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin, yazılı bildirim tarihinden başlayacağı belirtilmiş  
ise de; 40. maddeye eklenen fıkrayla, idarî işlemlerde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve  
mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtilmesi zorunluluğu getirildiğinden, kişilere  
bildirilen idarî işlemlerde başvuru süresi ve başvuru yerinin de gösterilmesi gerekmektedir.  
Dava açma süresini başlatacak olan bildirim, Anayasa'nın amir hükmü gereğince başvuru  
mercii ve süresini de gösteren yazılı bildirimdir. Bunun dışındaki yazılı bildirimler,  
Anayasa'nın 40. maddesinin amir hükmüne uygun olmadığından, dava açma süresini  
başlatmayacaktır.  
Bu itibarla, Devlet'in, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere  
başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin  
ikinci fıkrasındaki düzenlemeye rağmen, gerek 21/05/2015 tarihli ihale komisyonu kararında  
gerek bu kararın bildirimine ilişkin olarak davacıya gönderilen 27/05/2015 tarih ve 4681  
sayılı yazıda ve gerekse şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlem ile bu işlemin  
bildirilmesine ilişkin yazıda ilgili mercilere ne kadar sürede başvuruda bulunulabileceğinin  
belirtilmediği anlaşıldığından, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine  
getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlâl edilmiş olması karşısında, şikâyet ve itirazen  
şikâyet başvurularının süresinde olmadığından bahisle başvurunun süre yönünden reddine  
ilişkin dava konusu Kurul kararının bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.  
Davacının itirazen şikâyet başvurusunun şekil yönünden reddine ilişkin kısmı  
incelendiğinde; dava açma amacı ile Mahkemeye müracaat eden davacıdan, dava dilekçesi  
ile birlikte Kamu İhale Kurumu'na yapılacak itirazen şikâyete ilişkin başvuru ücretini ve  
başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgeleri (avukat vekâletnamesinin aslı ya da  
onaylı örneğinin) sunmasının beklenemeyeceği, 4734 sayılı Kanun'da, Mahkemelerce  
merciine tevdi kararı verilerek Kamu İhale Kurumu'na gönderilecek dosyalardaki başvuru  
usul ve esaslarına ilişkin herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, bu şekilde merciine tevdi  
kararı ile davalı Kurum'a gelen dosyadaki itirazen şikâyet başvurusu usulünün özel bir durum  
oluşturduğunun açık olması karşısında, Mahkemece merciine tevdi kararı verilip  
verilmeyeceğinin davacı tarafından davanın açılması aşamasında bilinemeyecek olması  
nedeniyle, dava dilekçesi ile birlikte sunulması beklenemeyecek olan itirazen şikâyet  
başvurusu bedelini Kurum hesaplarına yatırmak ve başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna  
KAMU İHALE KURULU KARARI  
Toplantı Tarihi  
Karar No  
:
07.05.2021  
: 2021/MK-184  
dair belgeleri sunmak üzere davalı idarece davacıya süre verilmesi gerektiği sonucuna  
varılmıştır.  
Diğer taraftan, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ'in 11. maddesinin  
üçüncü fıkrasında, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 27. maddesinde yer alan düzenleme  
uyarınca baro pulu eksikliği hususu düzenlenmekle birlikte, baro pulu eksikliği durumunda  
4734 sayılı Kanun'un 54. maddesinde yer alan "kurumun bildirim yapma zorunluğunun  
bulunmadığı" hükmünün uygulanamayacağı, zira bu hükmün 4734 sayılı Kanun'un 54.  
maddesinde belirtilen hususlara ilişkin olduğu açıktır.  
Dava konusu uyuşmazlığa esas "baro pulu eksikliği" konusunda 1136 sayılı Avukatlık  
Kanunu'nun, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve anılan diğer mevzuat karşısında özel kanun  
olarak önceliğinin bulunduğu, 1136 sayılı Kanun'un 27. maddesinde yer alan düzenleme ile,  
ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmaz ise baro pulu eksik  
vekâletnamenin işleme konulmayacağının belirtildiği, davalı idarece bu eksikliğin giderilmesi  
için ilgili avukata tebliğde bulunulması gerekirken, bu yola gidilmeden, itirazen şikâyet  
başvurusunun şekil yönünden reddi yönünde tesis edilen Kurul kararının bu kısmında da  
hukuka uygunluk bulunmamaktadır.  
Bu itibarla, itirazen şikâyet başvurusunun ehliyet, süre ve şekil yönünden reddine  
ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki temyize konu  
İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.gerekçesiyle Mahkeme  
kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.  
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları  
ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme  
kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği  
hükme bağlanmıştır.  
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci  
fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına  
göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu  
sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm  
altına alınmıştır.  
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi  
gerekmektedir.  
Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ  
edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare  
Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,  
1- Kamu İhale Kurulunun 05.08.2015 tarihli ve 2015/UY.IV-2173 sayılı kararının  
iptaline,  
KAMU İHALE KURULU KARARI  
Toplantı Tarihi  
Karar No  
:
07.05.2021  
: 2021/MK-184  
2- Anılan Danıştay kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvuru sahibine  
itirazen şikâyet başvuru bedeli ile başvuruda bulunmaya yetkili olduğuna dair belgelere  
ilişkin eksikliğin tamamlanmasını teminen tebligat yapılarak süre verilmesine,  
Oybirliği ile karar verildi.  

📋Bu mahkeme kararı aşağıdaki kararlar için alınmıştır.

Bu mahkeme karar aşağıdaki Kurul Kararlarını etkilemektedir.

Pro Özellikler

Arama, arşiv, not alma ve PDF indirme için Pro üyelik gerekli.

Giriş Yap

Arşiv & Notlar

Kararları arşivlemek ve not almak için Pro üyelik gereklidir.

İşlemler