KAMU İHALE KURULU KARARI
: 16.09.2015
Toplantı Tarihi
Karar No
: 2015/MK-431
Yukarıda yer verilen açıklamalar karşısında, davacının itirazen şikâyet başvurusunda
yer alan, maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak sunulan fiyat tekliflerinin mamul/malın
birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olduğu, satış
tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak sunulan teklif fiyatlarının, ilgili tutanakta tespit edilen
ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80'inin altında olduğu ve teklif fiyatlarının teklife
konu alanda faaliyet göstermeyen firmaların fiyatları ile açıklandığı yönündeki iddialarının,
"maliyet/satış tutarı tespit tutanaklarının Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde
isteneceği, iddianın belli bir belgeye dayalı olarak somut bir şekilde ortaya konulmadığı"
gerekçelerine yer verilerek reddedilmiş ise de; söz konusu iddianın somut ve ciddi nitelikte
olduğu ve bu iddiaların yer aldığı başvurunun, 4734 sayılı Kanun'un 54. maddesinin 4.
fıkrasının (d) bendinde yer alan “başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin
itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde bulunması gerektiği” yönündeki düzenlemeye aykırılık
taşımadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, belirtilen iddialar yönünden itirazen şikâyet başvurusunun reddi
yolundaki dava konusu işlemin bu kısmında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Dava konusu Kurul kararının diğer kısımları incelendiğinde ise;
05.07.2012 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un
57. maddesi ile değiştirilen 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2.
fıkrasında; “Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç
veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının
birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi
geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler.
Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra
yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir.
Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı
olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler
olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa
Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.” hükmü
düzenlenmiştir.
Olayda, yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği
anlaşıldığından, dava konusu Kurul kararının diğer kısımları açısından yürütmenin
durdurulması isteminin reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Kamu İhale Kurulu kararının, davacının Mahal
Mühendislik İnş. A.Ş. ve Özdoğan İnş. Taah. Mad. San. Nak. Ltd. Şti. Ortak Girişimi'nin
teklifinin maliyet tespit tutanağı dayanak alınarak sunulan fiyat tekliflerinin mamul/malın
birim fiyatının, tutanakta tespit edilen ağırlıklı ortalama birim maliyetin altında olduğu, satış
tutarı tespit tutanağı dayanak alınarak sunulan teklif fiyatlarının, ilgili tutanakta tespit edilen
ağırlıklı ortalama birim satış tutarının %80’inin altında olduğu ve teklif fiyatlarının teklife
konu alanda faaliyet göstermeyen firmaların fiyatları ile açıklandığı yönündeki iddiasına
ilişkin kısmının hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanması halinde telafisi güç ve imkansız
zararlar doğabileceğinden, 2577 Sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın
yürütülmesinin durdurulmasına, dava konusu Kurul kararının diğer kısımları açısından
2