KAMU İHALE KURULU KARARI
Toplantı Tarihi
Karar No
: 26.01.2017
: 2017/MK-30
Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporlarının “Madde Gerekçeleri” bölümünde “ihale
dokümanını satın alarak ihale sürecine katılma istek ve iradesini ortaya koyanların da
ihalelere yönelik başvuru yollarını kullanma hakları bulunmakla birlikte, bu hususun açıklığa
kavuşturulmasını temin için, 4734 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 56. maddelerinde yapılan
değişikliğe paralel olarak, Kanun’un 4. maddesine “İstekli olabilecek” tanımı eklenmekte
olduğu” ifade edilmiştir. Bu çerçevede, “İstekli olabilecek” tanımının; ihale ilanı ve
dokümanına yönelik olmadığı, şikayet ve itirazen şikayet müesseselerine başvurabilecek
kişilere yönelik sınırlama amacıyla getirilmiş olduğu, ihalede istekli olma konusunda
herhangi bir sınırlama getirmediği açıktır. Nitekim, anılan Kanun’un 4. maddesinde isteklinin
“Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet
sunucusu veya yapım müteahhidini” ifade edeceği belirtilmiştir.
4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinde, ihaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve
mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak kanunda tahdidi
olarak belirtilen bilgi ve belgelerin istenebileceği ve ihale konusu işin niteliğine göre bu bilgi
veya belgelerden hangilerinin yeterlik değerlendirmesinde kullanılacağının, ihale
dokümanında ve ihale veya ön yeterliğe ilişkin ilân veya davet belgelerinde belirtileceği
kurala bağlanmıştır. Buna göre, idareler belirli işlerin ihalelerinde ihale dokümanında
belirtilmek kaydıyla bu yeterlik koşullarından bazılarını isteyebileceklerdir.
Dava konusu olayda, ihale konusu malın niteliğine göre, idarece, ihale dokümanında
ihaleye katılıma yönelik isteklilerden ticaret odası kaydının talep edildiği, taahhüt edilen ihale
konusu veya benzer işlere ilişkin olarak iş deneyim belgesi istenmediği anlaşılmaktadır. Öte
yandan, 6102 sayılı Kanuna göre, şirketlerin ana sözleşmede yazılı olan iştigal konuları
dışında da faaliyette bulunmasına engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, ihaleye teklif
verebileceklerin belirlenmesinde, 4734 sayılı Kanun'un 10. maddesinde yer alan ve ihale
dokümanında belirtilecek yeterlik koşulları dışında, 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesine 5812
sayılı, Kanun'un 2. maddesiyle eklenen ve madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, başvuru
yollarını tüketebilecek kişilerin sınırlanmasına yönelik olarak vazedilen “istekli olabilecek”
tanımından hareketle, isteklilerin ihaleye teklif vermelerinin faaliyet alanıyla sınırlandırılması
mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, istekli olabilecek sıfatını ve bunu takiben de ihaleye teklif verilerek istekli
sıfatını haiz olunabilmesi için 4734 sayılı Kanun'un 4. maddesinde ihale konusu alanda
faaliyet gösterilmesi şartının getirildiğinden bahisle, davacının ihale konusu alanda faaliyet
göstermediği ve ihalede istekli olamayacağı gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı
bırakılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki
Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 49. maddesi uyarınca Ankara 3. İdare Mahkemesi'nin 09.10.2015 tarih ve
E:2015/2183, K:2015/1393 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline,
dosyanın anılan Mahkeme'ye gönderilmesine karar verilmiştir.
”
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları
ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme
kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği
hükme bağlanmıştır.